Erdoğan’ın yeni dönemi ve Sakarya İbrahim Özkaya

Erdoğan’ın yeni dönemi ve Sakarya

16 Nisan referandumuyla başlayan bir sürecin devamı olarak okumamız gereken yeni bir dönem başlıyor.

Önce Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21 Mayıs’taki olağanüstü kongreyle yeniden AK Parti Genel Başkanlığı seçilerek siyasete ve aynı zamanda AK Parti’ye yeni bir heyecan getirdi. MKYK’ya 19 yeni isim yazdı.

MYK’yı açıklaması an meselesi. Ardından Bakanlar Kurulu’nda değişiklik yapması bekleniyor.

Valiler kararnamesiyle birlikte bürokraside üst düzey değişiklikler olacağına dair beklenti var.

Recep Tayyip Erdoğan, Türk siyasetinin en önemli oyun kurucu aktörlerinden biri.

Şu anda yaptığı şey de tam olarak buna işaret ediyor. Erdoğan yeni bir oyun kuruyor...

2019’da halkın karşısına çıkıp oy isteyecek. Yeni sistemin ilk başkanı olarak tarihe geçecek bir sürecin arifesindeyiz.

Bu süreçte Cumhurbaşkanı Erdoğan bazı mesajlar vermeye başladı.

Teşkilatları yenileyeceğiz...

Şehirlerin yükünü almayıp şehirlere yük olan belediye başkanlarını değiştireceğiz...

Partimizi 18-25 yaş arasındaki gençlere açacağız...

Ülkesi için üreten iş adamlarını başımızın üstünde taşıyacağız diyor...

Ve dikkat edilmesi gereken en önemli husus Erdoğan pozitif bir dil kullanarak farklı kesimlere de ulaşmanın gayreti içerisinde olunması gerektiğini belirtiyor.

2019’da yakın siyasi tarihinin en önemli seçimine girecek olan Cumhurbaşkanı Erdoğan bu süreçte kendisine ve partisine yük olacak kimseyi taşımayacağını açık açık beyan etti…

Halkın istemediği, tercih etmediği, gönül vermediği isimlerle yolunu ayıracak.

Ve aynı zamanda sürekli gerilimden, kavgadan, kaostan beslenerek siyaset yapma arzusunda olanları da tasfiye edecek.

Sakarya’daki AK Partili siyasetçilerde kendilerini bu yeni sürece göre güncellemelidirler.

Erdoğan’ın bu dönemine ayak uydurmak isteyen siyasetçi, işini en iyi yapan, sorun çıkartmayan, fitne peşinde koşmayan, ilkeli ve ahlaklı siyaset anlayışını

benimseyen, siyaset alanını daraltmaktan ziyade kuşatıcı olan siyasetçidir.

Şunun unutulmaması gerekiyor; siyasette ya da hayatta söylediğiniz her sözün gerek bu dünyada gerekse öte dünyada bir karşılığı mutlaka vardır.

Siyasette varlığını idame ettirmek uğruna her şeyi, her yolu mubah göremeyiz.

AK Parti’nin en büyük iddiası ahlak ve adalet vurgusu olmuştur. Kendi kişisel ikbali için insanları birbirine düşüren, yalan konuşmakta bir beis görmeyen siyasetçi tarzı artık bitmiştir. Bu tarzın ne ülkemize ne şehrimize bir yararı olamaz.

Yalnız kalırsam ne yaparım endişesiyle insanları birbirine düşüren tarz ahlaki değildir.

Siyaset, tutunacak dalı olmayan insanların kendilerine anlamlı bir hayat kurmak adına türlü entrikalarla ilanihaye siyaset meydanında yer alabilecekleri bir kulvar değildir.

Günün sonunda kazanan mutlaka ama mutlaka ahlaklı ve erdemli siyaset anlayışı olmalıdır.

Geldiğimiz nokta siyasetin yeni yol ayrımıdır.

Erdoğan ve AK Parti’nin yeni yol haritasında kendine yer bulmak isteyen herkes yeni dönemin siyasetini çok iyi okumalıdır.

Eski tarz siyaset anlayışı ile hareket etmekte ısrar edenlerin yeni dönemin kaybedenleri olacağı mukadderattır.

Eski hal muhal. Ya yeni hal ya da izmihlal.

Twitter: ibrahim Özkahya