8 Mart’ın yalnızca bir kutlama günü değil, kadınların yıllardır sürdürdüğü hak arayışının ve eşit yurttaşlık talebinin sembolü olduğunu belirten Kılınçer, Türkiye’de kadınların hâlâ birçok alanda ciddi eşitsizliklerle karşı karşıya olduğunu ifade etti.
Kadınların sokakta, evde ve iş hayatında yeterince güvende olmadığını vurgulayan Kılınçer, iş hayatında eşitlik sorununun devam ettiğini, siyasette ve karar alma mekanizmalarında kadın temsilinin ise yetersiz olduğunu söyledi.
Kadına yönelik şiddetin münferit olaylar olmaktan çıktığını belirten Kılınçer, koruma kararlarının çoğu zaman etkili şekilde uygulanmadığını ve cezasızlık algısının failleri cesaretlendirdiğini ifade etti.
Kadınların güvenliğinin devletin en temel sorumluluklarından biri olduğunu dile getiren Kılınçer, kadına yönelik şiddetle mücadelenin yalnızca cezai yaptırımlarla değil, güçlü sosyal politikalar ve etkin koruma mekanizmalarıyla yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Kadınların ekonomik hayatta da ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirten Kılınçer, eşit işe eşit ücret ilkesinin çoğu zaman uygulanmadığını, milyonlarca kadının güvencesiz ve düşük ücretli işlerde çalışmak zorunda kaldığını ifade etti.
Kız çocuklarının eğitimden koparılması ve erken yaşta evliliklerin de önemli bir sorun olduğuna dikkat çeken Kılınçer, çocuk yaşta evliliklerin önlenmesi ve kız çocuklarının kesintisiz eğitim hakkının güvence altına alınması gerektiğini söyledi.
Kılınçer, İYİ Parti olarak kadınların özgür, güvenli ve eşit bir yaşam sürdüğü bir Türkiye için mücadele edeceklerini belirtti.