Başkan Dişli ve belediye meclis üyeleri hakkında henüz açılan herhangi bir dava yok. Bu isimler yargılanmamış ve haklarında herhangi bir yargı kararı da bulunmuyor. Öte yandan imar konusunda İç İşleri Bakanlığının soruşturma izni verdiği de aylardır bilinen bir gerçek. Ayrıca Adapazarı Belediyesi’nin imar uygulamaları nedeniyle birçok şikâyetin yargıya taşındığı da bilinen bir gerçekti. Ortada yeni bir gelime flaş olan bir durum yok.
Bütün bunlara rağmen Başkan Dişli ve Dişli Ailesi basın tarafından linç edilmek isteniyor. Linç kampanyasının da son zamanlarda Başkan Dişli’ye yakınlığıyla bilinen bazı “ulusalcı gazeteciler”tarafından başlatılması ayrıca enteresan. Bu ulusalcı gazeteciler imar uygulamalarına yargı yolunun açılması konusu dışında yeni imar planı düzenlemesiyle Sırma Su’yun da kurtarılmak istendiğini belirterek Dişli ailesine ağır eleştiriler yöneltiyorlar. O dönem birlikte hareket etmelerine rağmen Sakaryaspor konusunda taraftar grubu Tatangaların Başkan Dişli’yi suçlamalarına destek veriyorlar.
Basının bir kısmı da bu linç kampanyalarına Sangarius yolsuzluk iddiaları ve İç İşleri Bakanı İdris Naim Şahin’in görevden alınmasında Başkan Dişli’ye soruşturma izni vermesinin etkili olduğunu öne sürerek katılıyorlar.İşin ilginç tarafı basının bu kadar ciddi iddiaları ortaya atarken iddialarını bir “belge” ve “kanıta” dayandırmadan sadece “dedikodulara” dayandırarak gündeme getirmesi. Yani Adapazarı Belediye Başkanı Süleyman Dişli, Milletvekili Şaban Dişli ve Dişli ailesini; yolsuzluk, çıkar sağlama, talan gibi ciddi iddialarla suçlayan basın, ortaya bir kanıt ve belge koymadan bu haberleri yapıyorlar. Bunun adı habercilik değil düpedüz “iftira” atmaktır.“İftiraların meşrulaştırmaya çalışılmasıdır.”
Başkan Dişli ve dönemin belediye meclis üyeleri ile belediye personeline imar düzenlemeleri konusunda yargı yolunun açılması tabii ki ciddi bir olaydır. Fakat imar kararlarının oy birliğiyle alınması, Başkan Dişli ve AK Partili belediye meclis üyeleri dışında dönemin MHP’li ve DYP’li meclis üyeleri içinde yargı yolunun açılması bu konuda sadece bir ihmal yapıldığını akla getiriyor.
Ayrıca imar konusunda İç İşleri Bakanlığı inceleme yapmış, bir takım eksiklikler görmesiyle birlikte soruşturma izni vermiş ve konu yargıya intikal etmiştir. Savcıların yapacağı soruşturma ardından dava açılıp açılamayacağına karar verilecekken bazı gazetecilerin “yargıyı etkilemek” için “aşırı gayret”sarf ettiklerine şahit oluyoruz.
Başkan Dişli’nin, ikinci döneminde ki çalışmalarını ilk dönemine göre yetersiz bulup eleştiren bir gazeteciyim. Başkan Dişli, ikinci döneminde birkaç semt pazarı açmaktan öte dişe dokunur bir çalışma henüz ortaya koymuş ta değil. Ayrıca eski Sakarya zihniyetinin temsilcileri ile yakınlaşmasını da anlayabilmiş değilim. İkinci dönem belediye başkanlığı çalışmalarını beğenmeme rağmen Başkan Dişli “dürüst”, “ahlaklı” ve “erdemli” birisidir. “İyi niyetlidir”. Başkan Dişli’nin bu hasretlerine bütün Sakaryalılar şahittir. Çalışmalarında başarısız olmasına rağmen bu duruşu nedeniyle hâlâ arkasında güçlü bir halk desteği var. Partisinin düzenlediği anketlerde sürekli başarılı belediye başkanları arasında yer alıyor. Başkan Dişli’nin imar konusu sürecinden de aklanarak çıkacağını ve ortada bir yolsuzluk değil de olsa olsa bir ihmal ve eksiklik olduğunu düşünüyorum.