"Yine Kimi Ürküttün Vekil Ali!"
Siyasetin kendine has bir iklimi vardır; fakat bu iklimin en kirli ve en sığ tarafı, seçim takvimleri henüz çok uzakta olmasına rağmen sahnelenen gölge oyunlarıdır. Genel ve yerel seçimlere aylar veya yıllar varken, bazı çevrelerin ucuz ayak oyunlarına, içi boş iddialara ve dedikodu mekanizmalarına başvurduğunu ibretle izliyoruz.
Karanlıkta durup maşaları ve kuklaları aracılığıyla fitne ateşi yakmaya çalışanlar, günübirlik menfaatlerle hareket eden figürlerdir. Bu tür karakterler, toplumu kaosa sürüklemekten ve kirli planlardan beslenirler. Ancak asıl meseleye odaklanmak, oyunun kurallarını ve niyetleri okumak gerekir.
Siyasetin saha adamı olmak zor ve zahmetli bir iştir; görünen hedef her daim siz olursunuz. Bu yıpratma kampanyasının erken başlamasının temel sebebi, Vekil Ali'nin siyasi ağırlığı ve vizyonunda gizlidir. Vekil Ali, yalnızca seçim dönemlerinde ortaya çıkan, halktan kopuk bir figür değildir. Onu her yerde ve her koşulda görürsünüz:
* Hastanelerde ve cenazelerde: Vatandaşın en acılı ve zor gününde yanındadır.
* Sahada ve felaketlerde: Depremde enkaz altında, sellerde ve fırtınalarda bizzat çalışırken şahit olunur.
* Devlet meselelerinde: 15 Temmuz gecesi Sakarya Valiliği'nde halkın önünde, hainlerin namlularının karşısındadır.
* Hizmet yarışında: Sakarya’ya ve ülkeye kazandırılan yatırımlarda aktif rol oynayan bir vizyon lideridir.
Onu sadece yetişkinlerin değil, yıllar önce çocukken uzattığı bir şekerle, bir oyuncakla ve harçlıkla büyüyen nesiller de çok iyi tanır. Yıllar önce çocukların "Başkan Ali" olarak hafızalarına kazıdığı bu figür, bugün sandıkta bilinçli bir seçmen kitlesine dönüşmüştür. İnsanların zihninde "O dediyse yapar" algısı oluşturan bir siyasetçiyi, hem kendi teşkilatındaki hem de muhalefetteki rakiplerin hazmetmesi kolay değildir.
Geçmişten günümüze Vekil Ali'ye yönelik yapılan her saldırı, onu zayıflatmak yerine tecrübesini ve halk nezdindeki yerini sağlamlaştırmıştır. Bu süreçte geçmişte onun merhametinden nasibini almış, en yakınlarından bile görmediği iyilikleri görmüş bazı kişilerin vefasızlık etmesi ve menfaat devşirmeye çalışması ise son derece ibretliktir.
Dünya zannedildiği kadar büyük değildir. Kimin nerede, hangi kapalı kapılar ardında ne planlar yaptığı herkesin malumudur. Ancak unutulmamalıdır ki:
"Rüzgârın kayadan koparabileceği tek şey sadece tozdur."
Siyasetin er meydanında dik duran, halkın arasında iz bırakan bir lider, bu tür suni fırtınalarla yıkılamaz.
Vekil Ali, artık bu aşamada aşırı merhamet ve vicdanı bir kenara bırakıp; hakkında yalan, yanlış, uydurma haber yapan ve hakarete varan yorumlarda bulunan kim olursa olsun yargının önüne öyle bir çıksınlar ki "Öyle yaptığım yanıma kaldı, arada derede kaynadı" moduna girip insanların hafızasına da "Bu ne yaparsa yapsın kimse ellemiyor" cesareti de vermeyin. Yapılan her eylemin bir bedeli olduğu en ağır şekilde ödetilsin ki haddini ve cürmünü bilsin.
Hatta ve hatta bu tür günübirlik menfaat peşinde koşanların, bulunduğunuz hiçbir ortamda, yanınızda ya da yakınınızda barınmasına ve çöplenmesine kesinlikle müsaade etmeyin. Bu yazıyı kimin üstüne alacağını, nasıl bir tepki vereceğini veya kimin gocunacağını kestirmek zor değildir. Yazıyı kimin üstüne alacağı, zaten verdiği o tepkiyle herkes tarafından çok net görülecektir.
Ben duvarın diğer tarafına taşı attım, bakalım ses nereden çıkar.
Saygılarımla...

