Sanayi çağında, fabrikaları her zaman için ham maddenin ürüne dönüştürüldüğü, insanların çalıştığı ve makinelerin ürettiği bir üretim hattı olarak gördük. Bu tanım hızla geçerliliğini yitiriyor. Çünkü fabrika sadece uyum sağlamakla kalmıyor, kelimenin tam anlamıyla öğrenme sayesinde kendini yeniliyor.

Önümüzdeki yapı bir fabrika değil, bir üretim sistemi değil sadece bir veri organizması. Bir karar verme mekanizması. Daha açık bir ifadeyle: bir öğrenme sistemi.

Ve bu dönüşüm düşündüğümüzden daha hızlı ve radikal.

Akıllı Üretim: Bir algoritma, karar verme esnasında insan beyninin yerini mi alıyor?

Bir zamanlar bir fabrikadaki ustabaşının, "Hissediyorum, bu makine arızalanacak" dediği yerde, şimdi sensör verileri konuşuyor. Yapay zeka, titreşimden ısıya, akımdan üretim hızına kadar her şeyi analiz ederek kararlar alıyor.

Soru burada, kararı kim verecek

Mühendis mi, algoritma mı

Ya da

teknolojiye adapte olarak kazanmak mı, yoksa eski bilgi ve teknoloji ile kaybetmek mi?

Zeki sistem mi? Fabrikada çalışan mühendis mi? Yoksa henüz tanışmadığımız bir robot mu?

O zaman kararları herhalde algoritmayı kullanan, zeki sistemi tasarlayan ve kullanan mühendis dediğinizi duyar gibiyim.

Ancak gerçek şu ki, endüstriyel ölçekli sistemlerde insan sezgisi giderek daha fazla arka plana itiliyor. Bunun yerine, "veri odaklı mutlak karar verme" ile değiştiriliyor. Bu, verimlilik açısından devrim niteliğinde olabilir, ancak kimin sorumlu olduğu sorusunu da beraberinde getiriyor. Dolayısıyla yanlış kararın kimin verdiği, bir problem olarak karşımıza çıkabilir.

Evet o zaman teknoloji hakkında biraz daha detaylı bilgi vermek gerekirse

Nesnelerin interneti sayesinde makineler konuşuyor, haberleşiyor, tüm ortaya çıkan fiziksel değişim durumlarını sensörler sayesinde veri olarak toplanmasını sağlıyor. Toplanan bu verilerin algoritmalar sayesinde kullanılarak doğru kararların türetilmesine yardımcı olan bilgilere dönüşmesini sağlıyor.

Dijital İkizler ise toplanan gerçek dünya verileri ile karşılaşılabilecek olan olası durumların fabrika ortamında taklit edilerek gerçeğin gölgesi diyebileceğimiz, gerçeğe yön veren ve gerçek gibi davranabilen bir yapay fabrika modeli tasarlanmaktadır.

Nesnelerin İnterneti + Dijital İkizler: Gerçekliğin gölgesi yani toplanan gerçek dünya verileri ile karşılaşılabilecek durumların taklit edilebimesi

Nesnelerin İnterneti sayesinde makineleri konuşuyor olarak düşünsek de, ancak asıl dönüm noktası dijital ikizlerde. Çünkü artık fabrika sadece fiziksel dünyada var olmuyor aynı zamanda dijital bir kopyası da var. Aynı zamanda bu kopya, gerçek fabrikanın geleceğini yönetiyor.

Burada ironik bir durum var:

Gerçek fabrika artık dijital ikizine dayanarak kararlar almaya başlıyor.

Dolayısıyla, net bir şekilde soruyu sormak gerekirse,

Hangisi gerçek,

- Dijital ikizi besleyen gerçek fabrika verileri mi?

- Dijital ikiz sayesinde alınan kararlar mı?

Her ikisi de birbirini tamamlayan bütünleşik bir yapı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Peki insanlar daha fazla otomasyon ortamında ne yapacak?

Fabrika artık insanlar tarafından yönetilen bir alan değil, insanların rol oynadığı bir alan olacaktır.

Fabrika öğreniyor, peki biz bu durumda ne yapacağız?

Kısaca bu bir güç kayması yaşanacak diyebiliriz.

Üretimi kim kontrol ediyor? Veriler kime ait? Karar verme gücü kimde?

Fabrikalar öğreniyor, elbette. Ama asıl soru şu:

Peki insanlar bu öğrenme sistemine nasıl dahil olacak? Sadece gözlemci mi olacaklar?

O zaman sorduğumuz sorunun cevabını da aşağıda verecek olursak,

Kendi kendini optimize eden sistemler; müdahale eden insan değil, yönlendirilen insan sayesinde daha etkin çalışacaktır.

Yapay zekâyı yönlendiren, algoritmaları geliştiren insanlar sayesinde sistem daha verimli ve zeki sistemler ile etkin bir şekilde çalışacaktır;

Ne zaman daha fazla veri toplamanız gerektiğini insanlar tarafından gelişitirilen algoritmalar ve programlar sayesinde söyleyebilecektir. Programları revize edebilecektir.

Bakım programlarını değiştirebilecektir. İnsanlar tarafından geliştirilen sistemler daha az enerji kullanabilecektir. Hataları en aza indirmek için fabrikaların üretim hattını yeniden düzenleyebilecektir.